Özet
Bu makale, Gen. Fahri Belen’in perspektifinden Atatürk Devrimi ile din, hukuk, dil ve milliyetçilik arasındaki ilişkiyi ele almakta; İslam uygarlığının tarihsel gelişimini ve krizini tartışarak Türk devrimlerinin Batı uygarlığına yöneliş, laik hukuk düzeninin kurulması, kadın haklarının tanınması, dil ve alfabe devrimleri ile ümmetçilikten modern Türk milliyetçiliğine geçiş sürecini analiz etmektedir.
Tam Metin
Sosyal Devrim – Batılılaşma Hareketleri
Devrim kelimesinin edebiyatımıza giren “batılılaşma” terimi yerine kullanılması doğru değildir. Atatürk buna “muasır medeniyet” demiştir ki Türkçesi çağdaş uygarlıktır. Çağdaş uygarlığın yönü ve yurdu olamaz. Tarih boyunca gelişen uygarlıklarda geçmiş milletlerin alın terleri vardır. Uygarlık zaman zaman belirli ilkelerde yükselmiştir ki son çağda Batı onun yurdu olmuş, Batı sınırlarını aşarak dünyayı kapsamıştır.
İslam uygarlığında evvelki uygarlıkların büyük etkisi bulunduğu gibi, Avrupa uygarlığı da Yunan’ın ve daha çok İslam’ın yetiştirmesidir. Batı, Hristiyanlığa dayanan Ortaçağ düzenini değiştirmiş; orada laik bilim ve laik insan meydana gelerek dinde ve vicdanda özgürlüğe kavuşmuştur. Müsbet bilimde de Hristiyanlığın değil, aklın, hür ve yaratıcı zekânın ışığında ilerlemiştir.
Gerçek böyle olduğu hâlde din adamları Batı’daki yeniliklere “kâfirlik” damgası vurmuştur. İstanbul’u fethederek yeni çağı açan Osmanlılar, bu çağın getirdiği yeniliklere kapılarını kapatmışlardır. Batı’nın kuvveti üstün basınca, Batı’dan alınacak şeyler hakkında derin bir tereddüt çukuruna düşmüşlerdir. Bu tereddüt Atatürk devrine kadar devam etmiş ve hâlâ aydınlar bile bundan kurtulamamıştır.
Bu tereddüdü doğuran sebepler arasında din ayrılığı ve kapitalist Batı’nın İslam âlemini pençesi altına alması önemli bir yer tutar. Diğer yandan tutucular da maddi yönden ilerleyen Batı’yı ahlaki yönden çok düşük görmüşlerdir. Biz bu yazımızda İslam’ın en parlak zamanında halifelerin ve din adamlarının ahlaksız hareketlerini göstermiş bulunuyoruz. Elbette Batı’nın da ahlaksızlıkları vardır. Fakat bugün medeni dünyanın ahlakı herhalde Ortaçağdan üstündür.